Lakonik Söylüyorum – Oktay Yıldırım

Omuzları yırtıldı, kırk yıllık redingotun Katarsise uğramış koşuyorken atınan Kumaş giyme üstüne Harley-Davidson botun Ehud Barak kapıda Yaser Arafat’ınan Vintage mukadderatı sarkık ritüelleri Mukaddime tamahlar çöktü santral ağı Rotasyona uğramış kan kokuyo elleri Bay Krezüs tertemiz Artemis Tapınağı Tevekkeli semptomum, hoş geldiniz paspası Borsan altında kalsın kıymeti yok bir sentin Tinnitus’a tutuldum, devlet orkestrası Benzin sararıp soldu Rusçası ne momentin? Bıktım kamuoyunun yönsüz antenlerinden Entomolojist … Okumaya devam et Lakonik Söylüyorum – Oktay Yıldırım

Günün İlk Işıkları Adımlar Hızlanıyor – Oktay Yıldırım

Gözden uzak bir masa sis içinde klikler Sokağa çıkmıyorlar yüzeysel bir meraktan Beni ne zaman görse ceketini ilikler Mahallenin delisi ayrılmıyor duraktan Ah ne kadar görkemli ah ne kadar da büyük İçinden kimselerin çıkmadığı şu pasta Sıradan ruhlar gibi yalnız Alacahöyük Rakip tanımıyorum taş, kağıt ve makasta Kan çorbası kaşık yok, kedi çöl gibi ıssız Söküp çıkartıyorlar kalbimdeki virüsü San Pietro sevgilim eşsiz ve kıpırtısız … Okumaya devam et Günün İlk Işıkları Adımlar Hızlanıyor – Oktay Yıldırım

Nehirler Yükselirken – Oktay Yıldırım

Rubicon’u geçtik nalsız atlarla Bir mezar bekçisi, bir solgun çiçek İcralık olacaz icraaatlarla Elimizde değil, el çekilecek Üstünde gezindi çiçeğin güneş Gümüşten torpağı gizlice eştik Elbette ki dosttuk, elbette kardeş Yalnızca bir kere gülümseleştik Kimesneler ölüp dün akşamları Kaçıyo Lorenz’den tüm kelebekler Emsalsiz dünyanın mebzul gamları Ben hiç yaşamaklar istememekler Okumaya devam et Nehirler Yükselirken – Oktay Yıldırım

Başlık Girin – Oktay Yıldırım

Bütün kabahat benim bütün suç benim tamam Bakınızdır efendim anımsanmıyor anı Bilhassa sorma emi bilakis anlatamam İzbandut: korku veren vahşi bir rum korsanı Fevkalbeşer perestiş çok korunaklı site Mücadeleye No’yum menfaate Yes’imler Östakiler çekiçti bu nasıl tonalite Çerçeve sabit değil değişmiyo resimler Biraz ivecen mi ne, ısıklar ve de ışı Çimenlerin üstünden kalkmıyor ki itiniz Kromatik palyaço neşemin aldanışı Koordinat veriyom nedamet getiriniz Okumaya devam et Başlık Girin – Oktay Yıldırım

Angelopoulos Sinemasının Özeti: Ağlayan Çayır – Özgür Kızılkaya

Theodoros Angelopoulos filmlerinin benzersiz ve iç içe geçmiş bir teması vardır. Yönetmen 1935 yılında, İkinci Dünya Savaşı’nın arifesinde doğar ve bu dönem ve sonrası Yunanistan’ındaki bütün olayları filmlerine taşır, bunları bir gelişim çizgisi içerisinde işler. Bütün filmlerinin motifi olarak kendisini hedefe koymuş olsa da, doğumundan önceki olaylara da bakış atmaktan vazgeçmez. Bu bağlamda Birinci Dünya Savaşı’ndan doğumuna kadar olan tarihi bir arka plan olarak hep … Okumaya devam et Angelopoulos Sinemasının Özeti: Ağlayan Çayır – Özgür Kızılkaya

Oidipus Sahne Dışında – Rıdvan Karaman

“Oyun, Sfenks’le başlar, Sfenks’le biter. Sfenks’le konuşma, Oidipus’un ‘yaşamadıklarını hatırladığı’ sahnelerle bölünür. Oidipus – Laios karşılaşması haricinde bu sahneler, aynı mekanlarda farklı zamanlarda yaşanan olayların bir arada görüldüğü sahnelerdir. Sfenks’in bilmecesinin her bir parçasının, Oidipus’un sahnelerdeki farklı fiziksel durumlarıyla örtüşmesi bilmeceyi vurgular. Finalde Oidipus, başına gelecek şeyleri öğrenmiş fakat Sfenks tarafından unutturulmuş olarak sarayın kapısına gelmiş olan halkın karşısına çıkar.” YAPI (Sfenks’le karşılaşma) I SFENKS … Okumaya devam et Oidipus Sahne Dışında – Rıdvan Karaman