Oidipus Sahne Dışında – Rıdvan Karaman

“Oyun, Sfenks’le başlar, Sfenks’le biter. Sfenks’le konuşma, Oidipus’un ‘yaşamadıklarını hatırladığı’ sahnelerle bölünür. Oidipus – Laios karşılaşması haricinde bu sahneler, aynı mekanlarda farklı zamanlarda yaşanan olayların bir arada görüldüğü sahnelerdir. Sfenks’in bilmecesinin her bir parçasının, Oidipus’un sahnelerdeki farklı fiziksel durumlarıyla örtüşmesi bilmeceyi vurgular. Finalde Oidipus, başına gelecek şeyleri öğrenmiş fakat Sfenks tarafından unutturulmuş olarak sarayın kapısına gelmiş olan halkın karşısına çıkar.”

YAPI

(Sfenks’le karşılaşma)

I
SFENKS – OİDİPUS…

II
(Tanrılara yakarış – “Dört Ayak Üzerinde”)
Oidipus’un üvey evlat şüphesi hakkında Kahin’e danışması
Laios’un çocukları olmaması hakkında Kahin’e danışması

III
…SFENKS – OİDİPUS…

IV
Oidipus’un Laios’u öldürmesi

V
…SFENKS – OİDİPUS…

VI
(Sarhoşluk – “İki ayak üzerinde”)
Oidipus’un İokaste’yle yatması
Laios’un İokaste’yle yatması

VII
…SFENKS – OİDİPUS…

VIII
(Kral asası – “Üç ayak üzerinde”)
Oidipus’un şehri kurtardıktan sonra krallığını ilan etmesi
Laios’un kardeşleri öldükten sonra krallığını ilan etmesi

IX
SFENKS – OİDİPUS…

(Halkın karşısına çıkma)

 

 

I

(Sahne ortasında yukarıdan yere kadar sarkan ve zemine yayılan bir ip. Oidipus, yerdeki iplere basmamaya çalışarak sarkan ipe doğru ilerler. Dikkatini yitirdiği bir anda tuzağa yakalanır. Bileğine dolanan ip, onu tek ayağından asılı kalacak şekilde havaya kaldırır. Bu hareketle eşzamanlı olarak sahne yukarısından Sfenks iner. Sfenks’in saçı atkuyruğu biçimindedir ve sahneye yayılan ip, saçının uzantısıdır. Sfenks’in kollarına bağlı çok sayıda kısa ip vardır. Bunlar, kollarını kullandığında kanat görüntüsü verecek şekildedir. Sfenks, cümle sonlarındaki heceleri keserek konuşur.)

SFENKS Geç kal -dın.

OİDİPUS Sen kimsin?

SFENKS Bunu zaten biliyor -sun.

OİDİPUS Bilmiyorum.

SFENKS Ama bilmek istiyor -sun. Bilmek istediğini sana bildirmek için o kadar uzun zaman ve o kadar kısa bir an gelmeni bekledim -ki… Ama bunu zaten biliyor -sun.

OİDİPUS Beni bekliyor muydun?

SFENKS Herkes ge -lir. Ben kimseyi beklemesem bile birileri hep ge -lir.

OİDİPUS Seninle bir işim yok. Bırak beni.

SFENKS Nereye gideceksin Oidi pus?

OİDİPUS Beni tanıyor musun?

SFENKS Sen de beni tanıyor -sun.

OİDİPUS Hayır… Tanımıyorum.

SFENKS Öyleyse tanıyacak -sın. Ki zaten tanımış -tın. Yol ağzında karşılaşacağın adam, sana benden bahsetmiş -ti.

OİDİPUS Karşılaşacağım… Yani daha karşılaşmadım ama bahsetti öyle mi?

SFENKS Elbet -te.

OİDİPUS Nasıl olabilir böyle bir şey?

SFENKS Ben zamanın üzerindeyim Oidipus, unuttun -mu? Sana bunu zaten söylemiş -tim.

OİDİPUS Neden bahsettiğini bilmiyorum.

SFENKS Bilmeye niyetli değil mi -sin? Buraya neden geldin o za -man?

OİDİPUS Seninle hiçbir işim yok. Buradan geçmem gerekiyordu yalnızca. Yol beni buraya getirdi.

SFENKS Yolun kimseyi bir yere götürdüğü görülmemiş -tir. Herkes kendi ge -lir.

OİDİPUS Yol değilse de ipi takip ettim, ip de beni buraya getirdi. Nereden bilebilirdim?

SFENKS Olduğun yer -den.

OİDİPUS Olduğum yerden uzaklaşmalıyım.

SFENKS Kaçmak için nereye gittiği belirsiz bir ipi takip et -mek! Pek işe yaramamış olsa ge -rek. Hala burada olduğuna gö -re.

OİDİPUS İndir beni!

SFENKS İnmek için yukarıda olman gere -kir.

(Oidipus diğer ayağını ipe dolayıp seri bir hareketle sıçrar ve doğrularak ipe tutunur.)

OİDİPUS Tuzağın pek de akıllıca sayılmaz.

SFENKS Bu bir tuzak değil, çünkü buna kendin yakalan -dın.

(Sfenks atkuyruğuna dokunur, ip boşalır ve Oidipus yere düşer.)

OİDİPUS Öfkeye kapılmadan buradan gitmek benim için en iyisi.

SFENKS Senin için en iyi olan şey, aslın -da…

OİDİPUS Burada yeterince oyalandım. Aynı yerde durdukça, yola çıktığım yer adeta yaklaşıyor bana durmadan. Gitmeliyim.

SFENKS Hiçbir yere gidemez -sin.

(Oidipus, ayağa kalkar. Kukuletasını başına geçirir.)

OİDİPUS Ya? Beni durdurmaya kalk da neler olacağını hep birlikte görelim.

(Oidipus, sahne soluna doğru ilerler ve çıkar. Çıkmasıyla, sahne sağından tekrar sahneye girmesi bir olur. [Aynı kıyafeti giymiş 2. bir oyuncu sayesinde.] Oidipus, sahne sağından tekrar çıkar ve çıkmasıyla sahne solundan tekrar sahneye girmesi bir olur. Oidipus, şaşkınlıkla sahne ortasına doğru gelirken düşer.)

SFENKS Nereye böyle bu telaş -la? Bir şeyden kaçıyor gibi -sin.

OİDİPUS Kendimden kaçıyorum.

SFENKS Bunu söyleyen sen olduğuna göre, pek de uzağa gidememiş -sin.

OİDİPUS Ne kadar uzağa, o kadar iyi. Gitmeliyim.

SFENKS Buraya gelen hiç kimse, bilmeceyi bilmeden buradan gide -mez.

OİDİPUS Bir bilmeceyle mi sınayacaksın beni?

SFENKS Şimdiye kadar bilenin olmadığı bir bilmecey -le. “İn -san.”

OİDİPUS Evet?

SFENKS İnsan –dır.

OİDİPUS Anlamadım.

SFENKS Sordum İş -te.

OİDİPUS Ben ortada bir bilmece göremiyorum.

SFENKS Sana cevabını vereceğin bir bilmece sormuyo -rum. Bilmecenin ne olduğunu soruyo -rum. Bilmecenin cevabı “in -san”. Sana bilmecenin kendisini soruyo -rum. Cevabı “insan” olan bilmece -yi…

OİDİPUS Böyle bir şeyi nasıl bilebilirim?

SFENKS O senin bileceğin -şey.

OİDİPUS Cevap olması beklenen bir “soru”. Kör bilmece.

(Sfenks, yerdeki ipi eline dolayarak Oidipus’un üzerine doğru yürümeye başlar. Oidipus kaçarken ışık değişir. Sfenks ortadan kaybolur, Oidipus yere düşer ve kendini Delphoi tapınağında bulur.)

 

 

II

(Oidipus da Laios da yere kapaklanmış şekilde konuşurlar.)

OİDİPUS Ey Apollon’un kahini!

LAİOS Ey tanrıların gizli bilgileriyle donatılmış olan!

OİDİPUS Sen ki kehanet sırrının sahibi…

LAİOS Sen tanrılar adına konuşansın.

OİDİPUS Bekledikçe bekletiyorsun, beklettikçe bekleniyorsun.

LAİOS Beklemekse bekleyeceğim daha da. Ne günün doğumunu bilirim, ne gecenin karanlığını… Nicedir burada, bu tapınakta olduğumu bilmeden beklerim.

OİDİPUS Yeter artık göster kendini.

LAİOS Ortaya çık!

(Bütün vücudunu örten siyah bir kıyafetle Kahin, girip sahnenin orta noktasında durur. Kahin’in yüzü hiçbir şekilde görünmez. Oidipus ve Laios Kahin’i geçmeden kendi alanları içerisinde kalacaklardır. Bu, aynı mekanda iki farklı zaman diliminde yapılan bir konuşmadır.)

OİDİPUS Sana danışmak için geldim. Bana gerçeği bildir. Ta Korinthos’tan bin bir meşakkatle bunca yol geldim bir başıma. Gidecek başka yerim yok… Ya da var mı bilmek isterim.

LAİOS Tanrılar, bunca insana bunca çocuk verir de bana güzel bir oğlanı neden çok görür? Hükmüm altındaki diyarda, nice çocuklar doğar büyür de, saplandığımız aşkla; ben ve bahtını hak etmeyen zavallı İokaste, koca bir sarayda yalnızlığa mahkum edilmişçesine birbirimizin peşi sıra döner dururuz.

OİDİPUS Düne kadar kendimi Korinthos tahtının varisi bilirken, bugün kim olduğumu bilmez haldeyim. Kimim ben Apollon’un kahini! Tanrılar! Kimim ben?

(Kahin, kollarını yavaşça yukarı kaldırır. Oidipus ve Laios güçlükle ayağa kalkarlar. Oidipus ve Laios, birbirlerine doğru ama birbirlerini görmeden Kahin’in sesi olarak konuşurlar.)

OİDİPUS Bir erkek çocuk doğacak. Annesiyle yatağa girip, seni öldürecek.

LAİOS Çocuk bir doğacak erkek. Annenle yatağa girip, babanı öldüreceksin.

OİDİPUS Çocuk erkek doğacak bir. Ölümüyle yatağa girip babasını öldürecek.

LAİOS Bir çocuk erkek doğacak. Çocuğuyla yatağa girip anneni öldüreceksin.

OİDİPUS Bir doğacak çocuk erkek. Çocuğuyla babasına girip annesini öldürecek.

LAİOS Çocuk doğacak erkek bir. Babasıyla annesine girip yatağını öldüreceksin.

(Kahin, üzerindeki siyah elbiseyi tek hamlede üzerinden atar. Kahin, aslında Sfenks’tir.)

 

 

III

(Sfenks, eline doladığı iple Oidipus’un üzerine yürümeye başlar.)

OİDİPUS Bir ipucu olmalı. Bilmeceyi sorar sormaz hiç vakit tanımadan cevabı bilmemi bekleyemezsin. Bir ipucu vermelisin. Bütün bilmecelerin bir ipucu olur.

(Sfenks, elindeki iple Oidipus’un boğazını sıkmaya başlar.)

OİDİPUS Bunun cevabı her şey olabilir. Yani sorusu. Bu çok saçma. Sayısız kelime, sayısız şekilde yan yana gelip sayısız soru oluşturabilir.

(Sfenks, ipi gevşetir.)

SFENKS Göz kendini göre -mez.

OİDİPUS Ne bu? Bir ipucu mu?

SFENKS İpucu ip ucu -dur.

OİDİPUS Bu nasıl ipucu? İpucunun kendi de bilmeceye benziyor. Ya da senin bilmece anlayışına göre belki de bir bilmecenin cevabına…

SFENKS Kendin görmeli, kendini görmeli –sin. Ama bu bir şeyi değiştir -mez. Çünkü göz kendini göre -mez.

(Oidipus bir oraya bir buraya koşup aranmaya başlar.)

OİDİPUS Göz kendini göremez. Göremez… Görmeliyim… Kendimi görmeliyim. Bir ayna… En azından bir su birikintisi… Kendimi görmem için bir şey…

 

 

IV

(Bağırışlar ve kavga sesleri duyulur. Koşmakta olan Oidipus, yere düşer. Laios, kılıcı elinde, girer.)

LAİOS Seç!

OİDİPUS Ne?

LAİOS Nasıl öleceğini seç…

OİDİPUS Kimse bunu seçemez.

LAİOS Bu ıssız dar geçitte, ne gidecek bir yer var, ne bir kurtuluş imkanı… Seçmesen de başına gelecek nasıl olsa. Kendine bir ölüm seç.

OİDİPUS Yolun sahibiymiş gibi beni def etmek istediniz!

LAİOS Öyle olsa bile beş kişiye tek başına saldırmak da pek akıl kârı sayılmaz.

OİDİPUS Sayıların bir önemi yok!

LAİOS O yüzden mi böyle kaçıyordun?

OİDİPUS Böyle ıssız bir üç yol ağzında rastlanacak türden kimseler değilmişsiniz. Yoksa sizi elimden kimse alamazdı. Kıyafetlerine bakılırsa adamların hiç de eğitimli savaşçılar gibi durmuyorlar. Ama nasıl dövüşüleceğini biliyorlarmış.

LAİOS Güneş doğar doğmaz da birlikte yola çıkacağız. Kölemin hayatını bağışladım. Bir kurban vermek zorundayız. Seni karşımıza tanrılar çıkardı. Kölemin yerine köprüden sen geçeceksin.

OİDİPUS Ne köprüsü?

LAİOS Sfenks’in mesken tuttuğu vadiye giden köprü. O asma köprüden bir kez geçen, artık geri dönemez. Bilmeceye doğru çekilir.

OİDİPUS Sfenks mi? Sfenks kim?

LAİOS Onun kim olduğunu bilmeyenlerin de kim olduğunu bilen kanatlı bir canavar.

OİDİPUS Zavallı köleden bir canavarla baş etmesini mi bekliyordun?

LAİOS Hayır. Ama Sfenks’in meskeninden geçmenin tek yolu bu. Kahin’e danışmaya gitmek için oradan geçmemiz gerek. Ama sen… Sen, oradan nasıl buraya? Buraya kadar gelebilmek için Sfenks’in vadisinden geçmiş olman gerekir. Kanatlı… Kanatlı bir canavar görmedin mi?

OİDİPUS Hayır. Yolda sizden başka kimseye rastlamadım.

LAİOS Nasıl olabilir bu… Onunla çoktan karşılaşmış olman gerekirdi.

OİDİPUS Ne derdi var bu canavarın sizinle?

LAİOS Thebai, nicedir hükmü altında o kanatlı canavarın. Yoldan geçenlere bir bilmece sorar ve cevabı bilemeyeni öldürür. Bilmecesini şimdiye kadar bilen kimse çıkmadı. Şimdiye dek pek çok kişi o bilmeceyi cevaplamak için gitti ama dönen olmadı. Sfenks, ancak bilmeceyi bilemeyen birini öldürdüğünde sakinleşir. Bir süre ortalıktan çekilir. Biz de böylece vadiden geçeriz. Kahin’e ulaşmanın tek yolu bu. Bilmecenin cevabını şimdiden düşünmeye başlasan iyi edersin.

OİDİPUS Daha bilmeceyi bilmeden?

(Sahne gerisinden “haydutlar, haydutlar!” haykırışları duyulur. Haydutlar beklenirken, Sfenks dans ederek girer. Laios olduğu yerde hareketsiz kalır. Sfenks Oidipus’u dövüşü andırır dansına dahil eder. Bir süre dans ederler. Sfenks çıkarken, bir anda ışık değişir, Laios yere yığılır ama ölmemiştir. Oidipus, yerde yatan Laios’un yanına gider. Laios, güçlükle konuşur.)

OİDİPUS Yaran kötü ihtiyar…

LAİOS Böyle savaştığına göre, bilirsin nasıl olacağını.

OİDİPUS Kanın yavaş yavaş yayılacak toprağa ve acı içinde kıvranacaksın.

LAİOS Öldür beni.

OİDİPUS Ne!

LAİOS Bu ıssız dar geçitte, ne gidecek bir yer var, ne bir kurtuluş imkanı… Bana bir iyilik yapmak istersen, daha fazla acı çekmeme izin verme. Hemen şimdi öldür beni.

OİDİPUS Bunu yapamam.

LAİOS Arabadayken zaten öldürmeyecek miydin?

OİDİPUS O adil bir dövüş olacaktı.

(Oidipus ayağa kalkar.)

LAİOS Madem gidecektin, o zaman bizi haydutlardan neden kurtardın?

OİDİPUS Ne haydutları?

LAİOS Eğer şimdi gidersen, vadinin yırtıcı kuşları üzerime üşüşecek. Beni onlara bırakma.

(Oidipus, bir süre kararsız kalır. Laios’u yarasına bakar. Laios’un inlemeleri artar. Oidipus, Laios’u öldürür. Yerden asasını alır. İpi takip ederek etrafa bakınmaya başlar.)

 

V

(Arayışın sonunda başlangıçta ayak bileğine dolanıp onu yukarı çeken ipin ilmeğini görür. Düğümü çözer ve ipin ucunu bulur. Eliyle çeke çeke takip etmeye başlar. Oidipus, ipi takip ede ede Sfenks’in atkuyruğuna ulaşır.)

 

VI

(Sahne ortasında bir yatak aydınlanır. İokaste, yatakta sere serpe uzanmıştır. Elinde bir şarap kasesi vardır. İokaste’nin saçına bağlı ip, sahne zeminindeki ipe ulaşmaktadır. Oidipus ve Laios, sahnenin iki yanından girerler. Bu, aynı mekanda, farklı zamanlarda geçen bir sahnedir. Oidipus ve Laios, sahneyi bölen yatak sınırını geçmezler. İokaste, Oidipus’la ayrı, Laios’la ayrı konuşur.)

OİDİPUS İokaste…

(İokaste, Oidipus’u duyduğu an Laios’a bakar.)

LAİOS İokaste…

(İokaste, Laios’u duyduğu an Oidipus’a bakar.)

İOKASTE Geç kaldın.

LAİOS Davetten erken ayrıldım.

(Laios, sallanarak yürür. Yatağın orta önünde duran testiye yaklaşır. Oidipus da aynı yere yönelir. Laios, farkında olmadan çarpıp devirdiği anda, Oidipus testiyi tutar.)

OİDİPUS Bunu ortadan kaldır. Yoksa devrilecek.

(Laios, yatağın kenarına gelir.)

İOKASTE Sakar Laios… Yetmezmiş gibi bir de iki ayağının üzerinde zor duruyorsun.(Oidipus’a) Güneş battığından beri, seni bekliyorum.

LAİOS Neden bekledin?

OİDİPUS Uyku tutmadı.

İOKASTE Buraya uyumak için gelmedin değil mi?

LAİOS Sadece uyumak istiyorum.

İOKASTE Canını sıkan bir şey mi var?

OİDİPUS Sarhoş bir adamın söyledikleri takıldı yine aklıma.

LAİOS İleri geri konuşup durdu.

OİDİPUS Korinthos’tan ayrılmadan önce bir adamla içki içmiştim.

LAİOS Sarhoş olunca içinde sakladıklarını bir bir dökmeye başladı.

OİDİPUS Bana “uydurma evlat” dedi.

LAİOS Çocuğumun olmayışına getirdi lafı.

OİDİPUS Ne babam Polybos’a, ne annem Merope’ye benziyormuşum.

İOKASTE Böyle bir şey söylemeye kim cesaret edebilir?

OİDİPUS Khrysippos adında bir adamdı. Erkekliği hakkında konuşulan bir adam.

LAİOS Kralın sofrası öyle bir yerdir ki, eğer orada oturabilecek biriysen, en azından orada öldürülemeyeceğini biliyorsun demektir.

OİDİPUS O adamın içime saldığı şüpheyle ayrıldım Korinthos’tan.

İOKASTE Onu neden susturmadın?

LAİOS Bu, ima ettiği şeye dikkat çekmekten başka bir işe yaramaz.

OİDİPUS Onun nefes verdiği içimdeki sesi susturmak için gittim Delphoi’ye.

İOKASTE Haydi gel, otur yanıma.

(Laios, yatağın bir kenarına oturur. İokaste, elindeki kaseden Laios’a şarap içirir.)

LAİOS İstemiyorum. Bu gece yeterince içtim. Daha fazlasını…

(İokaste, kaseyi ağzına götürerek Laios’u susturur.)

İOKASTE Böylesi güzel bir şaraba kim hayır diyebilir. Üstelik beni bir başkasına dönüştürecek bir şaraba. Bir düşün…

OİDİPUS Fakat tanrının kahini -keşke sussaydı- daha kötüsünü söyledi.

İOKASTE Kehanetler her zaman gerçekleşmez.

LAİOS Olacak iş değil.

(İokaste, yataktan kalkar, elindeki kaseye biraz daha şarap doldurur ve Oidipus’a götürür.)

OİDİPUS Olmayacak iş değil.

İOKASTE Kahinler de yanılır belki? Belki de biz, bu ölümlü yaşama mahkum olsak da, tanrıların oyuncağı değilizdir? Seni görür görmez, büyük bir aşkla bağlandım sana Oidipus. Oysa Laios…

(İokaste, şarap kasesini yeniden Laios’a götürür. Laios, güçlükle içmektedir.)

LAİOS O haini, pençemin altında tutacağım.

OİDİPUS Güç başını döndürüyor olmasın İokaste?

LAİOS Zaaflarımdan faydalanmasına izin vereceğim.

İOKASTE Oysa Laios’a duyduğum şey aşk değildi. Başka bir şey…

OİDİPUS Senin krallara bir zaafın olmasın?

LAİOS Kendine en güvendiği anda, en savunmasız anında…

İOKASTE Kahinler bana gerçek aşkı bir kralda bulacağımı söylemişlerdi. Seni ben kral yapmadım.

OİDİPUS Kahinler yanılabilir diyordun?

LAİOS Onu, çocukları olduğu yanılgısından kurtaracağım.

İOKASTE Evet, yanılabilirler. Gerçek aşkı yaşlı bir kralda bulamadım, gerçek aşkı genç bir kralda buldum. Hangisi kehanet? Hangisi doğru? Sen hiç yaşamadın mı bunu? Asıl diye bilinenin, aslında uydurma olduğunu? Hayatına istediğin gibi yön verebileceğin hissini?

LAİOS Böylece herkes, bundan bir daha bahsetmemek üzere susacak.

OİDİPUS Söylediklerini anlayabilecek biri varsa şu yeryüzünde o da benim. Apollon’un kahini, Delphoi’de bana aileme çok kötü şeyler yapacağımı söyledi. Ama ben kaçtım. Babam Polybos hala hayatta ve annem Merope’ye veda etmek için de olsa, bir kez bile dokunmadan kaçıp uzaklaştım o diyardan.

LAİOS Ama daha zaman var. Henüz yaşıyorlar.

OİDİPUS Daha ölmedilerse de ben kendimi biliyorum. Söylenen o fena şeyleri asla yapmayacağımı biliyorum.

LAİOS Zamanı geldiğinde, herkes neyin ne olduğunu öğrenecek.

(İokaste, Oidipus tarafıyla konuşup, Laios tarafında oynamayı sürdürür.)

İOKASTE Gördün mü bak? Apollon’un kahini öyle söylüyor ama başka türlü de olabilir. Kahin, Laios’a da kötü haberler vermişti.

LAİOS Hepsi o Pelops denen mendeburun laneti. Khrysippos, Pelops’un o güzel oğlu, rızasıyla teslim olsaydı bana; ne bunca öfkeye, bunca şiddete gerek kalırdı, ne de laneti üzerimize çökerdi Pelops’un. Kendi lanetiyle lanetlenmesi için yalvarıyorum tanrılara.

İOKASTE O gün Delphoi dönüşü, o kadar üzgündü ki Laios, onun için düzenlenen davete bile katılmadı. Gece geç bir vakitte yanıma geldi. Üzüntüsünün geçmesi için ona şarap sundum ama ağzına bile sürmedi.

(İokaste, şarap kasesini doldurur ve Laios’a götürür. Laios, istemese de zorla içirir.)

LAİOS Söyle bana İokaste? Gerçek aşkı bulduğun kral, sana bir gün bile elini sürmediği için suçlu mu? Halbuki ikinizi birden…

(Laios, oturduğu yerde yatağa devrilir.)

İOKASTE Sonra Laios bana olan biteni anlattı. Apollon’un kahini, ona bir erkek evladı olacağını söylemiş. Güya bu erkek çocuk, kendine de bize de birtakım felaketler getirecekmiş. Tabi, bunun için önce bir erkek çocuk doğması gerekiyordu.

(İokaste, sırt üstü uzanmakta olan Laios’un üzerine çıkar.)

LAİOS Peki, doğdu mu? Hayır. Nerede kehanet? Ortada, bir çocuğun yapacakları hakkında bir kehanet var ama bir erkek çocuk yoksa kehanet boşa sarf edilmiş sözlerden başka nedir ki?

OİDİPUS Her şey başka türlü olabilir.

İOAKSTE Haydi öyleyse, şüphelerinin dermanına gel Oidipus, düşünme artık kehanetleri ve bana seni ilk görüşümün bedelini ver.

(Oidipus, yatağa çıkar. İokaste’yi öpmeye başlar. İokaste’nin eli Laios’un bacaklarının arasına gider. Laios’un eli, Oidipus’un bedenini okşamaya başlar. Laios, sarhoşça mırıldanır.)

LAİOS Ah, Khrysippos… İkinizi birden sevebilirim.

İOKASTE Saçlarımı bunun için topladım. Erkek…

(Oidipus bir an durup İokaste’ye bakar.)

İOKASTE (Sürdürür) …bir evlat ver bana.

(Oidipus, İokaste’nin saçındaki ipi çözüp takip etmeye başlar. Yatak kararır.)

 

 

VII

(Oidipus, ipi takip ederken, yanlışlıkla çarptığı testiyi devirir. Zemin kırmızıya boyanır. Ani ışık değişimiyle Oidipus, hala Sfenks’in atkuyruğuna bağlı ipi tuttuğunu fark eder.)

OİDİPUS Bu nereden çıktı?

SFENKS Takip ettiğin şeyin nereye gittiğini bilmiyor mu -sun?

(Oidipus testiyi gösterir.)

OİDİPUS Hayır, bu?

SFENKS Henüz yaşamadığın geçmişinden, zaten unuttuğun ya da zaten yaşadığın geleceğinden, henüz hatırlamadığın bir -şey.

OİDİPUS Bilmecenin eksik tarafları var.

SFENKS E -vet. Mesela kendi -si.

OİDİPUS Neler yaşayacağım zaten belliyse, neden yaşıyorum?

SFENKS Çünkü zaten yaşa -dın. Yaşamak için değil, anlamak için burada –sın.

OİDİPUS Anlat öyleyse.

SFENKS Kendin görmeli -sin.

(Oidipus, gözlerini, Sfenks’in gözlerine iyice yaklaştırır. Oidipus ve Sfenks karanlıkta kalırlar.)

 

VIII

(İokaste gelip sahne ortasında durur. Bir taraftan Laios, diğer taraftan Oidipus, ellerinde asalarla girerler. Sahne boyunca İokaste’nin belirlediği hizayı geçmezler. Bu, aynı mekanda farklı zamanlarda geçen bir sahnedir.)

OİDİPUS Thebai şehri!

LAİOS Ulu Kadmos’un genç evlatları!

OİDİPUS İşte karşınızdayım.

LAİOS Geri döndüm!

OİDİPUS Duymayanınız kaldı mı adımı, bilmem. Ben…

(Söylerken, isimleri birbirine karışacak “LAİODİPUS” gibi bir kelime oluşturacaktır.)

LAİOS Kadmos torunu, Labdakos oğlu Laios…

OİDİPUS …Oidipus.

LAİOS Thebai kralı!

OİDİPUS Şehri esir eden o kanatlı canavarı ben yendim.

LAİOS Thebai bundan böyle…

OİDİPUS Kimseye sormadan…

LAİOS Benim hükmüm altındadır.

OİDİPUS Sizden fazla bir şey bilmeden; sizi, haraca kesen o zalim canavarın pençesinden kurtardım!

LAİOS Thebai’ye yeniden kral olarak dönmemi sağlayan tanrılara şükürler olsun.

OİDİPUS Onu asla geri dönemeyeceği bir uçurumun derinliklerine gönderdim.

LAİOS Beni tahttan indirip sürgüne yollayan kardeşlerim Amphion ve Zetos öldürler.

OİDİPUS Bilmecesinin bilinemez olduğunu düşündüğü için kendine fazlaca güveniyordu.

LAİOS Oysa ki hükümlerine ne kadar da güveniyorlardı!

OİDİPUS Ben ise bildiğime güvendim. Thebai’nin hangi bilinmezi olursa artık…

LAİOS Hani, şimdi neredeler!

OİDİPUS …buradayım!

LAİOS Kalleşçe beni indirdikleri taht, benim hakkımdı.

OİDİPUS Hakkım olanı aldım.

LAİOS Thebaililer! Bilirsiniz, tanrılar intikamcıdır.

OİDİPUS Şehri kurtarana vadedilen krallık, artık benimdir.

LAİOS Kendine çok güvenenden, en güvendiği anda intikam alırlar.

OİDİPUS Ama bir kral her şeyden önce…

(İokaste, Sfenks vurgusuyla konuşacak ve her “insandır” deyişinden sonra giderek karanlığa karışacaktır.)

İOKASTE İnsan -dır.

LAİOS Tanrıların hükmünden korkmam, korktuğum yalnızca…

İOKASTE İnsan -dır.

OİDİPUS …kendini bilmelidir. Kendini bilen…

İOKASTE İnsan -dır.

LAİOS …bu dünyada tanrıların gözdesi…

İOKASTE İnsan -dır.

OİDİPUS …insanın da değerini bilir. İnsan ancak kendini bildiğinde…

İOKASTE İnsan –dır.

LAİOS …en yüceye erişebileceği gibi, en dibe de batabilecek olan…

İOKASTE İnsan –dır.

OİDİPUS Bilindiğinde…

(Oidipus, elindeki asaya bakar.)

İOKASTE İnsan –dır.

OİDİPUS Bilindiğinde…

(Oidipus, yeniden elindeki asaya bakar. Asayı yere atıp, İokaste’nin kaybolduğu karanlığa doğru yürür.)

 

 

IX

(Oidipus, kendini gözlerini Sfenks’in gözlerine dikmiş halde bulur.)

SFENKS İnsan- dır.

OİDİPUS İşte… Görüyorum kendimi… Gözlerinin içinde kendimi görüyorum… Aklından geçenleri görüyorum gözlerinde. İnsan… İnsandır… Ve şimdi sana bir bilmece soracağım. Gündüzleri dört, öğlen iki, akşam üç ayağı üzerinde olan şey nedir?

SFENKS Bil -mem.

OİDİPUS Bilmeceyi bilmiyor musun?

SFENKS Biliyo -rum.

OİDİPUS Bildim mi?

SFENKS Bile -mem.

OİDİPUS Bilemedim mi?

SFENKS Bilecek -sin.

(Sfenks geri geri adımlar atarak, yükseltiye çıkar.)

SFENKS Şimdi bütün bunları unutacaksın Oidi –pus. Gözlerin bilmeceye aka -cak. Bu bilmece asıl, Oidi -pus. Daha önce defalarca yaptığın gibi, buraya gelip bilmeceyi bilmeyi sürdürecek –sin. Bütün bunları hiç yaşamamış gibi, tekrar tekrar yaşayacak –sın. Gözlerin bilmeceden aka -cak. Bilmece bu asıl, Oidi –pus. Seni sarayın merdivenlerinde bekliyor –lar. Şimdi halkın karşısına çıkacak –sın. Kendi karşına çıkacak –sın. Bilmece, oluk oluk gözlerinden aka –cak. Asıl bilmece bu, Oidi –pus. “İn –san.”

(Sfenks, kendini aşağı bırakır. Oidipus, sahnede kalakalır. Sfenks’in düşüşüyle birlikte, sahnedeki ip bir makaraya dolanmışçasına son hızla sahneden, sahne arkasındaki boşluğa doğru geri sarmaya başlar.)

SON

 

 

179483
Oidipus Sahne Dışında – Rıdvan  Karaman