Robert Wilson Tiyatrosu – Sunum Notları

ROBERT WILSON 1941 yılında Teksas’ta doğmuş 17 yaşına kadar konuşma bozukluğu varmış, bir tür kekemelik sorunu Dans hocasının yardımıyla bu bozukluğu atlatmış, bundan sonra da zihinsel engellilere bedensel anlatım dersleri vermeye başlamış Yönetmen, dansçı, oyun yazarı, oyuncu, ressam, heykeltıraş, ses ve ışık tasarımcısı, koreograf, iç mimar, pedagog, terapist Bugüne kadar 100’den fazla prodüksiyon gerçekleştirmiş Babasının aynı anda birkaç kanalı izlemesinin sanat anlayışını etkilediğini söylüyor   … Okumaya devam et Robert Wilson Tiyatrosu – Sunum Notları

Sahne Dışının Sahnesi – Sözsüz Oyun I – Özgür Kızılkaya

Sözsüz Oyun I, tiyatronun hareket yönüne doğrudan bir gönderme ile oluşturulmuş ve mim olarak tasarlanmıştır. Mim sanatının en önemli özelliği harekete dayalı bir anlatıma ve bundan dolayı evrensel bir aktarıma sahip olmasıdır. Yazarın anlatacağı şeye evrensellik katması açısından da mim ayrıca önem taşır. Bu evrensellik vurgusunu oyunun geçtiği yer olarak çölün seçilmesi de artırır. Nitekim çöl gibi belirsiz, sınırları tahmin edilemeyen merkezsiz bir yerin seçilmesi, … Okumaya devam et Sahne Dışının Sahnesi – Sözsüz Oyun I – Özgür Kızılkaya

Hiçten Hiç Çıkar, Kraldan Lear – Rıdvan Karaman

Oyununun Kaynağı Shakespeare’in Kral Lear oyununun başkişisi Lear’ın, geçmişte pek çok kaynakta izine rastlanmaktadır. Lear, Britanya adasının yerli halklarından olan Briton’ların mitolojisinde yer alan bir figür olduğu gibi, aynı zamanda İrlanda ve Galya folklorunda da çocukları üzerine hikâyeler vardır. Lear, 12. Yüzyılda Monmouth’lu Geoffrey, Historia Regum Britanniae adlı eserinde Lear’ın üç kızından bahseden bir halk masalında, daha sonra 16. yüzyılda Holinshed ve John Higgins’in eserlerinde … Okumaya devam et Hiçten Hiç Çıkar, Kraldan Lear – Rıdvan Karaman

İktidarın Balkonu: Tiyatro – Rıdvan Karaman

Devlet-Tiyatro İlişkisinin Tarihsel Gelişimi Tiyatro, tarihsel gelişimi içerisinde her zaman için devlet olgusuyla kaçınılmaz bir ilişki içerisindedir. Kaynağındaki dinsel nitelikten uzaklaştıkça bir toplumsallaşma aracı haline gelen tiyatro, aynı zamanda devletlerin egemen düşüncelerinin yayılması noktasında da etkin bir araç olarak kullanılır.[1] Yunan dünyasının Pers savaşlarının ardından ticaretle zenginleşmesiyle, İ.Ö 5. yüzyılda altın çağını yaşayan Atina’da devletin sanata olan desteği, pek çok sanat dalı gibi tiyatronun da … Okumaya devam et İktidarın Balkonu: Tiyatro – Rıdvan Karaman